Türk Bayrağı
Merkez: 0212 216 46 91
Ankara: 0312 473 7880
Eposta: info(et)kaped.org

KAPED BLOG

KAPED Blog Yazıları
3 Oca 2017

ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞBİRLİĞİ ve GELİRLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞBİRLİĞİ KAPSAMINDA ARAŞTIRMA

VE GELİŞTİRME, TASARIM VE YENİLİK PROJELERİ İLE FAALİYETLERİ SONUCUNDA ELDE EDİLEN GELİRLERİN

DÖNER SERMAYE KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ

Suat AKSU[1]

 

 

1.GİRİŞ

 

26.02.2016 Tarih ve 29636 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6676 sayılı “Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile yükseköğretim kurumlarında öğretim elemanlarının sanayi işbirliği ile yürütecekleri AR-GE, tasarım ve yenilik projeleri ile faaliyetlerine döner sermaye kapsamında yapılacak destekler için yeni bir dönem başlamış bulunmaktadır.

 

6676 sayılı kanunun 4 üncü maddesi ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58 inci maddesine (k) fıkrası eklenmiş ve “Üniversite-sanayi işbirliği kapsamında araştırma ve geliştirme, tasarım ve yenilik projeleri ile faaliyetleri sonucunda elde edilen gelirler döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanır. Bu gelirlerden (b) fıkrası uyarınca yapılacak olan kesintiler de dahil herhangi bir kesinti yapılmaz. Bu kapsamda görev yapan öğretim elemanlarına ödenecek gelirin yüzde 85’i, herhangi bir vergi kesintisi yapılmaksızın ilgili öğretim elemanına ödenir. Kalan tutar, (b) fıkrasında belirtilen işler için kullanılır. Bu kapsamda değerlendirilecek proje ve faaliyetlere, öğretim elemanının müracaatı doğrultusunda, üniversite yönetim kurulunun izni ile karar verilir.” hükmü getirilmiştir.

 

Ancak, yapılan düzenleme yükseköğretim kurumlarında görevli öğretim elemanlarının döner sermaye kapsamında yürütecekleri hangi faaliyetlerin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği ve üniversite yönetim kurullarına verilen yetkinin nasıl kullanılacağı sorularını da beraberinde getirmiş bulunmaktadır.

 

 

  1. DEĞERLENDİRME

 

6676 sayılı kanunun 4 üncü maddesiyle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58 inci maddesine eklenen (k) fıkrasının değerlendirmesini yapabilmek için; Üniversite-Sanayi

İşbirliği (KÜSİ) Stratejisi ve Eylem Planı[2], 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunda yapılan düzenlemeler ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ilgili maddelerinin incelenmesi, konunun daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.

 

 

 

 

  1. Üniversite-Sanayi İşbirliği (KÜSİ) Stratejisi ve Eylem Planı

Yüksek Planlama Kurulunun 18.06.2015 tarih ve 2015/28 nolu kararı ile Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının koordinatörlüğünde üniversiteler, iş dünyası, kamu kurum ve kuruluşlarının katılımlarıyla hazırlanan “Türkiye Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği (KÜSİ) Stratejisi ve Eylem Planı (2015-2018)”nın kabulüne, karar verilmiştir.

Sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçişte bilimsel ve teknolojik ilerlemenin önemi bugün küresel düzeyde kendini göstermektedir. Bu bağlamda, bilime, teknolojiye, Ar-Ge ve inivasyona kaynak ayıran ülkelerin gerek sosyal ve ekonomik refah sağlama gerekse küresel söz hakkı elde etme açısından diğer ülkelere göre daha üstün konumda oldukları görülmektedir. Bu bakımdan Ar-Ge ve inivasyon ekosisteminin kurulması ve sürdürülebilmesi, ülkenin teknolojik ve inivasyona dayalı kapasitesinin geliştirilmesine dolayısıyla kalkınmaya büyük katkı sağlamaktadır. Ekosistemin sürdürülebilmesini teminen kamunun üzerine düşen görev doğrultusunda çeşitli araçların teşvik edilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu araçların en başında Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliğinin (KÜSİ) geliştirilmesi gelmektedir. Bu çerçevede KÜSİ alanında yol göstericiliğe sahip bir strateji belgesinin kamu tarafından hazırlanması be alanda gerçekleştirilen ve ileride gerçekleştirilecek girişimlere rehberlik etmesi açısından önemli görülmektedir.

Bu belge kapsamında KÜSİ’ye ilişkin ulusal vizyonu, “Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliğini en üst düzeyde uygulayarak ülkemizi ileri teknoloji üssü haline getirmek” olarak belirlenmiştir. Belirlenen vizyon altında, sektörün mevcut durumu ve GZFT analizinden yola çıkılarak belgenin genel amacı; “Ülkemizde Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği’nde paydaşlar arasındaki sinerjiyi artırmak, ulusal inivasyon ekosisteminde bu işbirliğini geliştirmek, sanayimizi rekabet gücü ve katma değeri yüksek yenilikçi ürünler üretebilen ileri teknoloji ağırlıklı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak” şeklinde belirlenmiştir.

Yukarıdaki amacı gerçekleştirmek üzere KÜSİ’nin güçlü ve zayıf yönleri ile sahip olduğu fırsatlar ve karşı karşıya kaldığı tehditler göz önünde bulundurularak altı temel hedef belirlenmiştir. Bu temel hedefler sırasıyla;

  • İletişimde kurumsal yapılanma, iletişim ve algıyı oluşturmak,
  • Hukuki düzenlemeleri yapmak,
  • Finansal kaynakları ve destek mekanizmalarını geliştirmek,
  • Paydaşların idari ve teknik altyapısını geliştirmek,
  • Nitelikli işgücünü oluşturmak, insan kaynağını geliştirmek ve eğitim,
  • Fikri mülkiyet haklarını (FMH) korumak ve ticarileştirmektir.

 

Söz konusu hedeflerin gerçekleşmesine yönelik ise toplam 31 eylem yer almaktadır.

 

A.1. Giriş

Gelişmiş ülkeler inovasyonu teşvik etmek, rekabetçiliği güçlendirmek ve ekonomik büyümeyi hızlandırmak amacıyla kamu yatırımlarını araştırma ve geliştirme için kullanmakta ve her geçen gün bu doğrultuda yeni politikalar geliştirmektedir. Bu hedeflere ulaşmak için uygulanan politikalar, üniversite ve sanayi arasındaki bilgi alışverişini güçlendirmek ve üniversite ile sanayi arasında yeni ilişkiler kurmak üzerine yoğunlaşmaktadır.

Bilgi tabanlı bir ekonomide, üniversite ve sanayi arasındaki ilişki, inovasyonun ve ekonomik gelişmenin anahtar unsurlarındandır. Bu çerçevede kamunun etkin mevzuat ve politikalar yoluyla üniversite ile iş sektörü arasında işbirliğini kolaylaştırma ve geliştirme gibi önemli görevleri bulunmaktadır.

Günümüzde bilginin transferi için oluşturulmuş çeşitli mekanizmalar sayesinde, zorlu ve karmaşık sorunların çözümü için önemli olan yeni fikir ve yaklaşımlara erişim kolaylaşmakta, bu tür mekanizmaları kullanmak, işletmeler için bir mecburiyet halini almaktadır. Bu noktada sağlanacak işbirlikleri sayesinde işletmeler; danışmanlık, kamu destekli Ar-Ge projeleri ya da nitelikli Ar-Ge personeli istihdamı gibi çeşitli yöntemlerle bilgi transferini sağlayabilmektedir. Dahası birçok işletme, özellikle coğrafi olarak yakın konumdaki üniversiteler ya da araştırma kurumları ile işbirliğine giderek üniversitelerin insan kaynağı ve altyapı imkânlarını kullanma şansı yakalamaktadır.

Üniversiteler ve araştırma kurumları ise sanayi ile oluşturdukları işbirlikleri sayesinde araştırma sonuçlarını uygulamaya dönüştürme ve yeni araştırma alanları keşfetme gibi fırsatlar elde etmektedir. Özellikle temel araştırma ve uygulamalı araştırma sayesinde, bilimsel ve teknolojik bilgi üretimi ve nitelikli personel gelişimini sağlayan üniversiteler için işbirlikleri, aynı zamanda teknoloji transferinin ve üretilen bilginin ticarileştirilmesinin kolaylaşmasını sağlamaktadır. Bu çerçevede bilimsel gelişmenin temel kaynağının üniversiteler, yeni teknolojilerin ve ekonomik gelişmenin temel aktörlerinin de sanayi olduğu düşünüldüğünde bu iki kesimin önemi anlaşılmaktadır.

Üniversite ve sanayi ilişkileri çeşitli şekillerde tanımlanmış olup, bu ilişkilere farklı yaklaşımlar geliştirilmiştir. Klasik ekonomik yaklaşımla üniversite-sanayi işbirliği ve işbirliklerine kamu müdahalesi yeterince tanımlanmazken; özellikle evrimsel ekonomik yaklaşımın geliştirilmesiyle birlikte, üniversite ve sanayi arasındaki ilişkiler daha fazla önem kazanmış, kamu; bilim ve teknoloji politikaları geliştirilmesinde yol gösterici bir rol üstlenmiştir. Bu noktada bilginin kaynağı üniversiteler ile yenilikçi ürünleri üretecek olan sanayi kesiminin devletin destek ve yol göstericiliğinde bir araya gelmeleri önemli bir zorunluluktur. Bu gerçekten hareketle son yıllarda özellikle sanayileşmiş ve küresel pazarlara hitap eden ürünler üreten ülkeler, bu iş birliğini güçlendirmekte ve önemli kazanımlar elde etmektedir. Bu kazanımların sonucu olarak, dünyada pek çok ülke konuya önem vermekte ve çeşitli yasal düzenlemeler ile üniversite ile sanayi arasındaki işbirliğini güçlendirmeye çalışmaktadır.

Leiden Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Merkezi tarafından yapılan uluslararası bir araştırma[3] kapsamında üniversitelerin Üniversite-Sanayi İşbirliği konusundaki yoğunluklarına bakıldığında; bu alanda başı ABD, Japonya, Benelüks[4] ile İskandinav ülkelerinin[5] üniversitelerinin çektiği görülmektedir.

Ülkemizde duruma bakıldığında Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği özellikle 1990’lı yıllar ile birlikte önem kazanmaya başlamıştır. 1990 ‘larda gelişen Üniversite-Sanayi İşbirliği Merkezleri Programı kapsamında çeşitli merkezler kurulmuş; söz konusu yapılar 1996 yılında kamu desteğinin kesilmesi neticesinde özel kamu ortaklığına geçerek ayakta kalmıştır.

Bununla birlikte 2000’li yıllarda bu işbirliği modelinin dünyada artan önemi ülkemizde de çeşitli programlarla daha sürekli destekler sağlanmasına yol açmıştır. 2001 tarihli 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu ile 2008 tarihli 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun bu alanda destekler verilmesine gerekli yasal zemini sağlamıştır. Bu bağlamda, Sanayi Tezleri Programı (San-Tez) ile Teknogirişim Sermayesi Desteği Programı başlatılmış; ayrıca TGB’lere yönelik muafiyetler belirlenmiştir.

Dünya Ekonomik Formu’nun (WEF) 2014-2015 Küresel Rekabetçilik Raporu[6]’nda Ar-Ge boyutu içerisinde kullanılan göstergelerden biri de Üniversite Sanayi İşbirliğidir. Bu bağlamda 144 ülke arasında ilk beş ülke sırasıyla ABD, İsviçre, İngiltere ve Singapur’dur. Söz konusu ülkelerin rekabet edilebilirlik sıralamasına bakıldığında ise; Finlandiya’nın (5), ABD’nin (3) ve İsviçre’nin (1) ilk beş içerisinde yer aldığı görülmektedir. Bu sonuçlar, küresel rekabet edilebilirlik ile Üniversite Sanayi İşbirliği arasında güçlü bir ilişkinin olduğunu ortaya koymaktadır. Mevcut raporda Türkiye’nin durumuna bakıldığında ise Üniversite Sanayi İşbirliği göstergesi sıralamasında 61. ve rekabet edilebilirlik göstergesinde ise 45. Sırada bulunduğu görülmektedir.

Ülkemizde 2023 yılında en büyük on ekonomi arasında yer alma hedefi göz önüne alındığında, Ar-Ge ve inovasyon ekosistemini geliştirmesi önem taşımaktadır. Bu ekosistem dahilinde doğru mevzuat düzenlemeleri, desteklerin etkin şekilde değerlendirilmesi, aktörler arası ilişkilere dair uygun politikalar belirlenmesi ve en önemlisi tüm kamu kurum ve kuruluşlarının eşgüdüm halinde hareket etmesi önemli bir gerekliliktir. Bu eşgüdümün sağlanabilmesi amacıyla Türkiye’de kamu tarafından pek çok yol haritası ortaya konulmaktadır. Bu yol haritalarının temelinde Kalkınma Planları ve BTYK[7] tarafından alınan kararlar yatmaktadır.

Türkiye KÜSİ Strateji Belgesi ve Eylem Planı da KÜSİ konusunda ulusal bir yol belirlemek amacıyla yukarıda ortaya konan sürecin bir gereği olarak hazırlanmıştır.

A.2. Politika Belgelerinde KÜSİ

Ülkemizin üst düzey politikaları kapsamında bilim, Ar-Ge ve inovasyon alanları önemli yer tutmaktadır. Son dönemde yenilikçi politikaların belirlenmesi temel hedef olmuş ve bu anlamda da gerek sanayinin gerekse üniversitenin bir araya gelmesinin önemi üst düzey politika belirleyiciler tarafından da kabul görmüştür. Kamu, üniversite ve sanayi bir araya gelmesinin önemi hakkında ülkemizin politikaları aşağıda anılan stratejik dokümanlarda yer almaktadır.

A.2.1.10.Kalkınma Planı

2014-2018 yıllarını kapsayan 10. Kalkınma Planında TGB’lerin sayısında ve sağlanan Ar-Ge ve inovasyon destekleri miktarında artış olduğu belirtilmiş; buna karşın araştırma altyapılarının geliştirilmesi, desteklerin etkinleştirilmesi, teknolojik ürün üretme sürecinin ticarileştirme aşamasının güçlendirilmesi, teknoloji transfer arayüzlerinin oluşturulması, inovasyon girişimciliğinin geliştirilmesi ve imalat sanayinde ileri teknolojilerin payının artırılması gereğinden bahsedilmiştir. Amaç ve hedefler bölümünde ise Ar-Ge ve inovasyon politikasının temel amaçları arasında; inovasyona dayalı bir ekosistem oluşturularak araştırma sonuçlarının ticarileştirilmesi de yer almaktadır.

Görüleceği üzere, 10. Kalkınma Planı’nda bilim, teknoloji ve inovasyon altında KÜSİ’ye vurgu yapılmakta ve KÜSİ’nin geliştirilmesine yönelik politika önerileri sıralanmaktadır.

A.2.2 Türkiye Sanayi Strateji’nde KÜSİ  2011-2014 yıllarını kapsayan ve 27.01.2011 tarihli ve mükerrer 27828 sayılı RG. Yayımlanan Türkiye Sanayi Stratejisi ve Eylem Planı Belgesinin Firmaların Teknolojik Gelişimi başlığı altında 38 no’lu eylem ile San-Tez programı’nın desteklenmesi, 39 no’lu eylem ile TGB’lerin etkinliğinin ve sayılarının artırılması, altyapıların güçlendirilmesi, 40 no’lu eylem ile Teknolojik Ürün Yatırım ile Tanıtım ve Pazarlama Destek Programları’ın gerçekleştirilmesi, 45 no’lu eylemle TTO’ların[8] yaygınlaştırılması ve 47 no’lu eylem ise araştırma sonuçlarının ticarileştirilmesi husularında girişimler bulunmaktadır.

A.2.4. BTYK Kararlarında KÜSİ

27 Aralık 2011 tarihinde gerçekleştirilen BTYK’nın 23. Toplantısında KÜSİ bağlamında aşağıdaki kararlar alınmıştır.

  • Ar-Ge yoğun başlangıç firmalarını etkinleştirmek ve sayılarını artırmak amacıyla politika araçlarının geliştirilmesi (2011/103)
  • Üniversitede yenilikçiliğin ve girişimciliğin tetiklenmesi amacıyla politika araçlarının geliştirilmesi (2011/104)
  • Kamu alımlarının kullanım hakkı tahsislerinin yeniliği, yerlileşmeyi ve teknoloji transferini teşvik edecek şekilde iyileştirilmesi (2011/107)
  • Yeni patentlerin lisanslanmasını teşvik edecek politika araçlarının geliştirilmesi (2011/108)

A.3. KÜSİ’ye İlişkin GZFT Analizi ve Sorun Alanlarının Sınıflandırılması

Güçlü Yönler:

  • İşbirliğinin gerekliliği konusunda paydaşlar arasında güçlü bir görüş birliğinin olması,
  • Araştırma ve iş dünyası arasında işbirliğini güçlendirici çok sayıda mekanizma ve girişim bulunması
  • Pek çok üniversitenin araştırma altyapı ve kapasitesinin oldukça güçlü olması,
  • Dersler çıkarmak ve ülkeye özgü başarılı işbirliği mekanizmalarının tasarlanması için örnek alınabilecek başarı örneklerinin bulunması,
  • İşbirliği mekanizmaları tasarımı ve uygulaması için güçlü bir politik kararlılık olması,
  • Ülkemizde OSB yapısının gelişmesi ve yerleşmiş olması; bu sayede işletmelerin sektörel ve coğrafi yakınlığı ile ağ bağlantıları oluşturmaları,
  • Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın, savunma sanayisini yapılandırması ve tabana yayacak şekilde örnekler oluşturması; ayrıca, diğer sektörleri de besleyen ve ileri teknoloji kullanılan, yüksek oranda mühendis ve uzman istihdam edilen bu sektörde gerek üretim gerekse ihracatta önemli başarılar yakalamış olması, bu kuruluşlarda yetişen önemli sayıda uzman varlığı ve bunların diğer sektörlere de yayılması ve örnek olması,
  • Bölgesel inovasyon Sistemi’nin (BİS) en önemli aracı olan kümelenme faaliyetlerinin bazı illerde (Ankara, İstanbul, İzmir, Konya, Bursa, Eskişehir vb) başlaması ve bu konuda farkındalık oluşması,

Zayıf Yönler:

  • Üniversite, kamu ve sanayi arasında kurumsal ve sürdürülebilir bir yapı olmaması, iletişim kanallarının işlevsel olmaması veya doğru kullanılmaması,
  • Kurumsal olarak bir çatı, dolayısıyla sürdürülebilir bir diyalog sistematiğinin oluşturulmaması,
  • Üniversitenin ve öğretim üyelerinin hangi konuda yetkin olduğunun sanayi tarafından bilinmemesi,
  • Sanayinin üniversitelerden sorunlara yönelik hızlı çözümler beklemesi ve bu konuda vakit kaybetmek istememesi,
  • Üniversitelerin projelerde bilimsel yayın, yeni fikir, tez, öğrenci yetiştirme gibi çıktıları gözetirken, sanayinin patent, kar, ticari ürün, yeni ürün/süreç gibi beklentilerinin olması ve bu durumun beraberinde sorunlar getirmesi,
  • Farklı disiplinlerden öğretim üyelerinin birlikte çalışma kültürünün yeterli olmaması, firmaların üniversiteler ile nasıl iletişime geçecekleri konusunda prosedürü bilmemesi, TTO’ların bütün hizmet alanlarında aktif bir şekilde faaliyette bulunabilmesi için tam zamanlı nitelikli personel istihdamının olmaması,
  • Üniversitelerde döner sermaye mevzuatı ile ilgili bazı sıkıntıların yaşanması,
  • Akademik birimler veya Sürekli Eğitim Merkezleri aracılığıyla sanayide danışmanlık yapan öğretim üyelerinden döner sermaye (2547 sayılı YÖK Kanununun 58’inci maddesi) kapsamında, %21 ila %36 oranında kesinti yapılması ve gelir vergisi ödenmesi gerektiğinden sanayiciye verilen hizmetin maliyetinin yükselmesi,
  • Devlet üniversitelerinin düşük maaşla kaliteli elemanları üniversitelerde tutması ve bu sebeple üniversitelerin istedikleri personeli kurumda istihdam ederken mevzuat engeline takılması,
  • Sanayi ile yapılan projelerin öğretim üyelerinin akademik kariyerine olan etkisinin yetersizliği,
  • 2547 sayılı YÖK Kanunu ile tüm üniversitelerin aynı büyüklük ve gelişmişlikte olduğunun varsayılması,
  • Yabancı ülkelerle sanayi işbirliğinde üniversitelerimizin akademik personel ve öğrencilerine yönelik düzenleme bulunmaması,
  • Yurtdışı işbirlikleri kapsamında yapılan seyahatlerde vize sorunları olması,
  • Ar-Ge Merkezlerine ve TGB’lere yönelik vergi teşviklerinin, firmaların sadece Ar-Ge desteği almak için Ar-Ge yapmalarına ve muhasebe hesapları penceresinden bakmalarına sebep olması,
  • San-Tez Programı ve TÜBİTAK desteklerinde projelere okuldan çıkıp sanayiye gitmemiş sadece makalesine bakılıp alanında uzman olmayan hakemlerin atanması,
  • San-Tez Programı ve TÜBİTAK desteklerinde projenin yürütülmesi aşamasında aşırı evrak takibinin bulunması,
  • TÜBİTAK desteklerinde proje değerlendirme süreçlerinin uzaması,  Üniversitelerin yeterli desteği almaması,
  • KOSGEB Ar-Ge, İnovasyon ve Endüstriyel Uygulama Destek Programı çerçevesinde ödemelerin zamanında yapılmaması nedeni ile iş-zaman planlarının aksaması,  Proje desteklerinde ülkenin önceliklerinin bölgelere göre tanımlanmasında eksikler bulunması,
  • KÜSİ’yi desteklemek amacıyla ülkemizde fazlaca programlar bulunmasına rağmen bu programların neredeyse her yıl revizyona girmesi ve sonuçlarının karşılaştırılmaması,
  • Destek sağlayan kamu kurumları arasında eşgüdüm eksikliği bulunması,
  • Kamu tarafından yeterince destek programı yürütülmekte olmasına rağmen, projelerin hazırlanması, yürütülmesi gibi konularda özellikle sanayicilere eğitim verilmemesi,

 

  1. KÜSİ Stratejik Yol Haritası

4.1 Vizyon, Genel Amaç, Hedefler ve Eylemler

KÜSİ’ye ilişkin müdahale alanları ve hedeflerin belirlenmesinde, mevcut durum ve

GZFT analizinden elde edilen tespitler ve orta vadeli ihtiyaçlar kullanılmıştır. Stratejik öncelikleri belirleme sürecinde, KÜSİ’de sistemin ve aktörlerin mevcut durumlarının anahtar noktaları belirlenmiş ve GZFT analizine dönüştürülmüştür. Ardından, GZFT analizindeki noktalar; değer kümelerini güçlü yönler ve fırsatlardan, sorun kümelerini zayıf yönler ve tehditlerden ayırt etmek için, kategorize edilmiştir. Bu noktalardan hareketle konuya ilişkin vizyon ve genel amaç belirlenmiştir. Son olarak, bu vizyon ve genel amaca yönelik olarak altı hedef ve otuz iki eylem tespit edilmiştir.

  • Vizyon

Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği’nin en üst düzeyde uygulanarak ülkemizi ileri teknoloji üssü haline getirmektir.

  • Genel Amaç

Ülkemizde Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği’nde paydaşlar arasındaki sinerjiyi artırmak, ulusal inivasyon ekosisteminde bu işbirliğini geliştirmek, sanayimizi rekabet gücü ve katma değeri yüksek, yenilikçi ürünler üretebilen ileri teknoloji ağırlıklı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmaktır.

  • Hedefler
    1. İşbirliğinde kurumsal yapılanma, iletişim ve algıyı oluşturmak
    2. Hukuki düzenlemeleri yapmak
    3. Finansal kaynakları ve destek mekanizmalarını geliştirmek
    4. Nitelikli insan kaynağını geliştirmek
    5. FSMH[9] korumak ve ticarileştirmek

 

 

4.1.4. Eylemler

Tespit edilen altı hedefe ilişkin olarak 31 adet eylem belirlenmiştir. Söz konusu eylemler ve bu eylemlerin hangi hedeflerin kapsamında değerlendirileceği aşağıda belirtilmiştir.

  1. İş birliğinde Kurumsal Yapılanma, İletişim ve Algıyı Oluşturmak
    • Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği (KÜSİ) Çalışma Grubu oluşturulacak ve etkin çalışması sağlanacaktır.
    • İllerde KÜSİ planlama ve Geliştirme Kurulları oluşturulacak ve kurulların etkin çalışması sağlanacaktır.
    • KÜSİ Portalı oluşturulacaktır.
    • Üniversitelerde KÜSİ kapsamında bilinçlendirme faaliyetleri gerçekleştirilecektir.
    • OSB’lerde Ar-Ge destekleri, proje yazma ve teknoloji transfer hizmetleri gibi konularda çalışacak birimler oluşturulacaktır.
    • KÜSİ Uygulama ve Araştırma Merkezleri’nin üniversitelerde yaygınlaştırılması sağlanacaktır.
    • KÜSİ konularındaki destek programlarının (San-Tez, Teknogirişim Sermayesi Desteği vb) çıktılarının iyi uygulama örnekleri kamuoyu ile paylaşılacaktır.
    • KÜSİ uygulamalarının teşvik edilmesi ve ödüllendirilmesi sağlanacaktır.

 

  1. Hukuki Düzenlemeleri Yapmak

 

  • Akademisyenlerin atama ve yükselme kriterlerinde KÜSİ çerçevesinde yürüttüğü faaliyetler dikkate alınacaktır.
  • Öğretim elemanlarını teşvik edecek düzenlemeler yapılacaktır.
  • Üniversite döner sermaye sistemi KÜSİ’yi destekleyecek şekilde yeniden düzenlenecektir.
  • Akademisyenlerin sanayide çalışabilmeleri, sanayide çalışan nitelikli personelin de üniversitelerde görev alabilmeleri sağlanacaktır.
  • Farklı büyüklük ve gelişmişlik düzeyindeki üniversitelerin Ar-Ge fonlarını artırabilmesini teminen “Kurum Hissesi” sistemi performansa dayalı olarak yapılacaktır.

 

4.3 Eylem Planı

HEDEF 2. Hukuki Düzenlemeleri Yapmak

NO EYLEM ADI SORUMLU

KURULUŞ

İLGİLİ KURULUŞ SÜRE AÇIKLAMA
2.3 Üniversite döner sermaye sistemi

KÜSİ’yi destekleyecek şekilde yeniden düzenlenecektir.

YÖKMEB,            Maliye

Bakanlığı,      Bilim,

Sanayi ve Teknoloji

Bakanlığı,

Kalkınma Bakanlığı

Mayıs 2015 – Aralık 2015Kamu-Üniversite-Sanayi

işbirliği bağlamında yapılacak Ar-Ge projelerinde görev alan öğretim elemanlarının elde edeceği gelirden daha fazla pay alacak şekilde döner sermaye sistemi revize edilecektir.

  1. Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında

Kanun (5746/Mad. 2)

  1. Araştırma ve geliştirme faaliyeti (Ar-Ge): Araştırma ve geliştirme, kültür, insan ve toplumun bilgisinden oluşan bilgi dağarcığının artırılması ve bunun yeni süreç, sistem ve uygulamalar tasarlamak üzere kullanılması için sistematik bir temelde yürütülen yaratıcı çalışmaları, çevre uyumlu ürün tasarımı veya yazılım faaliyetleri ile alanında bilimsel ve teknolojik gelişme sağlayan, bilimsel ve teknolojik bir belirsizliğe odaklanan, çıktıları özgün, deneysel, bilimsel ve teknik içerik taşıyan faaliyetleri,
  2. Yenilik: Sosyal ve ekonomik ihtiyaçlara cevap verebilen, mevcut pazarlara başarıyla sunulabilecek ya da yeni pazarlar yaratabilecek; yeni bir ürün, hizmet, uygulama, yöntem veya iş modeli fikri ile oluşturulan süreçleri ve süreçlerin neticelerini,
  3. j) (Ek: 16/2/2016-6676/27 md.) Tasarım faaliyeti: Sanayi alanında ve Bakanlar Kurulunun uygun göreceği diğer alanlarda katma değer ve rekabet avantajı yaratma potansiyelini haiz, ürün veya ürünlerin işlevselliğini artırma, geliştirme, iyileştirme ve farklılaştırmaya yönelik yenilikçi faaliyetlerin tümünü,
  4. n) (Ek: 16/2/2016-6676/27 md.) Tasarım projesi: Amacı, kapsamı, genel ve teknik tanımı, süresi, bütçesi, özel şartları, diğer kurum, kuruluş, gerçek ve tüzel kişilerce sağlanacak aynî veya nakdî destek tutarları, sonuçta doğacak fikri mülkiyet haklarının paylaşım esasları tespit edilmiş ve tasarım faaliyetlerinin her safhasını belirleyecek mahiyette ve bilimsel esaslar çerçevesinde tasarımcı tarafından yürütülen projeyi, ifade etmektedir.
  1. 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununun İlgili Maddeleri

 

  • 36 ıncı madde;

(İptal birinci cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 16/7/2010 tarihli ve E.: 2010/29, K.: 2010/90 sayılı Kararı ile.) Öğretim elemanının görevi ile bağlantılı olarak verdiği hizmetin karşılığında telif ücreti adıyla bir bedel tahsil etmesi halinde 58 inci madde hükümleri uygulanır.

  • 58 inci maddenin (k) fıkrası;

Üniversite-sanayi işbirliği kapsamında araştırma ve geliştirme, tasarım ve yenilik projeleri ile faaliyetleri sonucunda elde edilen gelirler döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanır. Bu gelirlerden (b) fıkrası uyarınca yapılacak olan kesintiler de dahil herhangi bir kesinti yapılmaz. Bu kapsamda görev yapan öğretim elemanlarına ödenecek gelirin yüzde 85’i, herhangi bir vergi kesintisi yapılmaksızın ilgili öğretim elemanına ödenir. Kalan tutar, (b) fıkrasında belirtilen işler için kullanılır. Bu kapsamda değerlendirilecek proje ve faaliyetlere, öğretim elemanının müracaatı doğrultusunda, üniversite yönetim kurulunun izni ile karar verilir.

  • 58 inci maddenin (b) fıkrasında belirtilen işler;

Yükseköğretim kurumunun ihtiyacı olan;

  • Mal ve hizmet alımları, o Her türlü bakım, onarım,  o Kiralama,
  • Devam etmekte  olan   projelerin  tamamlanmasına  yönelik  inşaat  işleri  ve    o Diğer ihtiyaçlar ile yönetici payları için kullanılır.

 

 

  1. 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununun 58/k fıkrası Kapsamında

Değerlendirilecek Olan Faaliyetler

 

 

  1. Üniversite-Sanayi İşbirliği Kapsamında Araştırma ve Geliştirme, Tasarım ve Yenilik Projeleri İle Faaliyetlerinin Kapsamı nasıl belirlenecektir?

2547 sayılı kanunun 58 inci maddesine eklenen (k) fıkrası, Yüksek Planlama Kurulunun 18.06.2015 tarih ve 2015/28 nolu kararı ile Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının koordinatörlüğünde üniversiteler, iş dünyası, kamu kurum ve kuruluşlarının katılımlarıyla hazırlanan “Türkiye Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği (KÜSİ) Stratejisi ve Eylem Planı (2015-2018)”nın bir parçasıdır.

Peki, sanayi işbirliğinden kastedilen nedir? Bu sorunun cevabı da bizim için önem arz etmektedir. Sanayi talepli veya destekli her proje 2547 sayılı kanunun 58 inci maddesine eklenen (k) fıkrası kapsamında mı değerlendirilmelidir. Burada da cevabı “Türkiye KamuÜniversite-Sanayi İşbirliği (KÜSİ) Stratejisi ve Eylem Planı (2015-2018)”  içerisinde aramamız gerekir.

Türkiye Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliğinin (KÜSİ) genel amacı; “Ülkemizde Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği’nde paydaşlar arasındaki sinerjiyi artırmak, ulusal inivasyon ekosisteminde bu işbirliğini geliştirmek, sanayimizi rekabet gücü ve katma değeri yüksek yenilikçi ürünler üretebilen ileri teknoloji ağırlıklı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak” şeklinde belirlenmiştir.

Dolayısıyla projenin öncelikle sanayi işbirliği kapsamında olma şartı bulunmaktadır. Sanayi işbirliği kapsamında olmayan bir çalışmanın bu kapsamda değerlendirilmesi de söz konusu olmayacaktır.

Araştırma ve Geliştirme, Tasarım ve Yenilik Projeleri İle Faaliyetlerinin Kapsamı ise; 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun 2 inci maddesinde yer alan tanımların içerisinde yer almaktadır.

58 inci maddenin (k) fıkrası kapsamında değerlendirilecek olan başvuruların araştırma ve geliştirme, tasarım ve yenilik projeleri ile faaliyetleri tanımına uygun olması gerekmektedir. Bu özellikleri taşımayan başvurulara üniversite yönetim kurulunca (k) fıkrası kapsamında izin verilmesi mümkün olmayacaktır.

Burada belirlenen şartları taşımayan talepler için 58 inci maddenin (d) veya (e) fıkralarından işin niteliğine uygun olan hangisi ise, ona göre faaliyetin yürütülmesi sağlanacaktır.

 

  1. AB destekli projelere verilecek danışmanlık hizmetleri

Gerçek veya tüzel kişilikler ile kamu kurum veya kuruluşları tarafından hazırlanan ve Uluslararası fonlarca desteklenen Ar-Ge ve yenilik projelerinde, döner sermaye kapsamında öğretim elemanlarınca verilecek hizmetler ile ilgili olarak üniversite yönetim kurulunca (k) fıkrası kapsamında izin verilmesi için;

Proje sözleşmesinin, öğretim elemanı tarafından üniversite yönetim kuruluna yapılacak başvuru sırasında ibraz edilmesi yeterli olup, üniversite yönetim kurulunca başkaca bir belge aranmayacaktır. Ancak, işleme konu edilecek projenin Ar-Ge ve yenilik faaliyeti kapsamında olduğunun proje içeriğinden anlaşılması gerekmektedir. Proje sözleşmesinin başvuru esnasında ibraz edilmemesi halinde, üniversite yönetim kurulunca faaliyetin 2547 sayılı Kanunun 58/k maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

 

  • TÜBİTAK destekli projelere verilecek danışmanlık hizmetleri

Gerçek veya tüzel kişilikler ile kamu kurum veya kuruluşları tarafından hazırlanan ve

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından desteklenen ArGe ve yenilik projelerinde, döner sermaye kapsamında öğretim elemanlarınca verilecek hizmetler ile ilgili olarak üniversite yönetim kurulunca (k) fıkrası kapsamında izin verilmesi

için;

Proje sözleşmesinin, öğretim elemanı tarafından üniversite yönetim kuruluna yapılacak başvuru sırasında ibraz edilmesi yeterli olup, üniversite yönetim kurulunca başkaca bir belge aranmayacaktır. Ancak, işleme konu edilecek projenin Ar-Ge ve yenilik faaliyeti kapsamında olduğunun proje içeriğinden anlaşılması gerekmektedir. Proje sözleşmesinin başvuru esnasında ibraz edilmemesi halinde, üniversite yönetim kurulunca faaliyetin 2547 sayılı Kanunun 58/k maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

 

  1. SAN-TEZ destekli projelere verilecek danışmanlık hizmetleri

Gerçek veya tüzel kişilikler ile kamu kurum veya kuruluşları tarafından hazırlanan ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından desteklenen Ar-Ge ve yenilik projelerinde, döner sermaye kapsamında öğretim elemanlarınca verilecek hizmetler ile ilgili olarak üniversite yönetim kurulunca (k) fıkrası kapsamında izin verilmesi için;

Proje sözleşmesinin, öğretim elemanı tarafından üniversite yönetim kuruluna yapılacak başvuru sırasında ibraz edilmesi yeterli olup, üniversite yönetim kurulunca başkaca bir belge aranmayacaktır. Ancak, işleme konu edilecek projenin Ar-Ge ve yenilik faaliyeti kapsamında olduğunun proje içeriğinden anlaşılması gerekmektedir. Proje sözleşmesinin başvuru esnasında ibraz edilmemesi halinde, üniversite yönetim kurulunca faaliyetin 2547 sayılı Kanunun 58/k maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

 

  1. KOSGEB destekli projelere verilecek danışmanlık hizmetleri

Gerçek veya tüzel kişilikler ile kamu kurum veya kuruluşları tarafından hazırlanan ve Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı tarafından desteklenen Ar-Ge ve yenilik projelerinde, döner sermaye kapsamında öğretim elemanlarınca verilecek hizmetler ile ilgili olarak üniversite yönetim kurulunca (k) fıkrası kapsamında izin verilmesi için;

Proje sözleşmesinin, öğretim elemanı tarafından üniversite yönetim kuruluna yapılacak başvuru sırasında ibraz edilmesi yeterli olup, üniversite yönetim kurulunca başkaca bir belge aranmayacaktır. Ancak, işleme konu edilecek projenin Ar-Ge ve yenilik faaliyeti kapsamında olduğunun proje içeriğinden anlaşılması gerekmektedir. Proje sözleşmesinin başvuru esnasında ibraz edilmemesi halinde, üniversite yönetim kurulunca faaliyetin 2547 sayılı Kanunun 58/k maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

 

  1. Yukarıda belirtilenlerin dışında öğretim elemanlarınca döner sermaye işletmesinden talep edilen izinlere ilişkin Üniversite Yönetim Kurulunca yapılacak değerlendirmede hangi Kriterler dikkate alınacaktır?

AB, TÜBİTAK, SAN-TEZ ve KOSGEB dışında kalan, gerçek veya tüzel kişilikler ile kamu kurum veya kuruluşları tarafından hazırlanan projelere, döner sermaye kapsamında öğretim elemanlarınca verilecek hizmetler ile ilgili olarak üniversite yönetim kurulunca (k) fıkrası kapsamında izin verilmesi için; Proje önerileri aşağıda belirtilen üç boyuta göre değerlendirilmelidir:

  1. Boyut: Endüstriyel Ar-Ge İçeriği, Teknoloji Düzeyi, Tasarım ve Yenilikçi Yönü
  2. Boyut: Proje Planının ve Kuruluş Altyapısının Proje İçin Uygunluğu
  3. Boyut: Proje Çıktılarının Ekonomik Yarara ve Ulusal Kazanıma Dönüşebilirliği

Yukarıda belirtilen kriterlere uygunluğu tespit edilen talepler için; üniversite yönetim kurulunca faaliyetin 2547 sayılı Kanunun 58/k maddesine göre yürütülmesine izin vermesi mümkün bulunmaktadır.

 

 

vii. Halen devam etmekte olan; AB, TÜBİTAK, SAN-TEZ ve KOSGEB destekli projeler ile araştırma ve geliştirme, tasarım ve yenilik projeleri ile faaliyetlerine ilişkin yapılacak işlemler nelerdir?

 

           26.02.2016 Tarih ve 29636 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6676 sayılı “Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” un 4 üncü maddesi ile

2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58 inci maddesine eklenen (k) fıkrasında;

 

Üniversite-sanayi işbirliği kapsamında araştırma ve geliştirme, tasarım ve yenilik projeleri ile faaliyetleri sonucunda elde edilen gelirler döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanır. Bu gelirlerden (b) fıkrası uyarınca yapılacak olan kesintiler de dahil herhangi bir kesinti yapılmaz. Bu kapsamda görev yapan öğretim elemanlarına ödenecek gelirin yüzde 85’i, herhangi bir vergi kesintisi yapılmaksızın ilgili öğretim elemanına ödenir. Kalan tutar, (b) fıkrasında belirtilen işler için kullanılır. Bu kapsamda değerlendirilecek proje ve faaliyetlere, öğretim elemanının müracaatı doğrultusunda, üniversite yönetim kurulunun izni ile karar verilir.” hükmü getirilmiştir.

 

Döner sermaye işletmesi kapsamında öğretim elemanları tarafından yürütülmekte olan hizmetler ile ilgili olarak (k) fıkrasında belirtilen şartları taşımak koşulu ile yapılması gereken işlemler aşağıdaki gibi olmalıdır;

 

  • Öğretim elemanı tarafından üniversite yönetim kuruluna hitaben yazılacak bir dilekçe ile yürütülen faaliyetin (k) fıkrası kapsamında olduğu ve buna ilişkin değerlendirmede dikkate alınmasını istediği AB, TÜBİTAK, SANTEZ ve KOSGEB destekli projelere ile araştırma ve geliştirme, tasarım ve yenilik projeleri ile faaliyetlerine ilişkin proje sözleşmesi örnekleri ibraz edilmelidir.
  • Üniversite yönetim kurulunca yapılacak değerlendirme sonucunda; faaliyetin 58 inci maddenin (k) fıkrası kapsamında olduğu yönünde bir karar verilmesi durumunda buna ilişkin kararın döner sermaye işletme müdürlüğüne ve harcama birimleri ayrılmış ise; ilgili harcama yetkilisine de bildirilmesi gerekmektedir.
  • Döner sermaye işletmesi müdürlüğüne ve harcama birimleri ayrılmış ise; ilgili harcama yetkilisine de izin yazısının gelmesini müteakip, bu faaliyete ilişkin olarak elde edilen gelirler ayrı bir hesapta toplanmaya başlanır. (Burada ayrı bir hesaptan kastedilen banka hesabı olmayıp, gelir ve giderlerin takip edileceği muhasebe hesaplarıdır.[10],[11])
  • Bu kapsamda elde edilen gelirlerin %85 i herhangi bir kesintiye tabi tutulmaksızın ilgili öğretim elemanına ödenir ve kalan %15 ise; 58/b maddesinde belirtilen işler için kullanılmaya başlanır.

 

viii. Döner sermaye kapsamında yürütülen bu tür danışmanlık faaliyetlerinde Katma Değer Vergisi, Kurumlar Vergisi ve Damga Vergisi yönünden mükellefiyet nasıl değerlendirilecek?

 

  • Katma Değer Vergisi Yönünden:

3065 KDV Kanununun 1/1 inci maddesinde, Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu,

19/1 inci maddesinde, diğer kanunlardaki vergi muaflık ve istisna hükümlerinin bu vergi bakımından geçersiz olduğu, KDV ye ilişkin istisna ve muafiyetlerin ancak bu Kanuna hüküm eklenmek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenleneceği, hükme bağlanmıştır.

KDV Kanununda, Ar-Ge ve inovasyon programları kapsamında malzeme alımlarının KDV den istisna olacağına dair bir hüküm bulunmadığından bu işlemler genel hükümlere göre KDV ye tabi olacaktır.12

3065 KDV Kanununun geçici 20/1 inci maddesinde; 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununa göre teknoloji geliştirme bölgesinde faaliyette bulunan girişimcilerin kazançlarının gelir veya kurumlar vergisinden istisna bulunduğu süre içinde münhasıran bu bölgelerde ürettikleri ve sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımı şeklindeki teslim ve hizmetlerinin KDV den istisna olduğu, Maliye Bakanlığının, program ve lisans türleri itibariyle istisnadan yararlanacak bedele ilişkin olarak asgari sınır belirlemeye, istisna uygulanacak yazılım programlarını tanımlamaya ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye yetkili olduğu  hükmüne yer verilmiştir.

Ancak, Üniversite Teknoparkında faaliyette bulunan firmanın üniversitelerin akademisyen kadroları ve konunun uzmanlarından aldığı danışmanlık ve proje hizmetleri genel oranda (%18)  KDV ye tabi olacaktır.

Döner sermaye işletmesi tarafından 2547 sayılı Kanunun 58/k maddesi kapsamında gerçekleştirilecek olan mal ve hizmet teslimleri KDV ye tabi olacağı için, düzenlenecek olan faturalarda KDV tahsilatı yapılacaktır.

 

  • Kurumlar Vergisi Yönünden:

 

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, iktisadi kamu kuruluşlarının kazançları verginin konusu kapsamına alınmış olup aynı Kanunun 2 inci maddesinin üçüncü fıkrasında da Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve birinci ve ikinci fıkralar dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu; aynı maddenin altıncı fıkrasında ise iktisadi kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerin kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kar edilmemesi veya karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi niteliğini değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır.

Diğer taraftan, konuya ilişkin açıklamaların yer aldığı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin (2.4.) bölümünde de iktisadi işletmenin belirlenmesinde işletmenin belirgin özelliklerinin bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesinin, diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurlarının ticari faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı ya da hizmet ifaları gibi faaliyetler olduğu, Kanunun bu gibi halleri tek tek saymak yerine, dernek veya vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri kapsamına aldığı, satılan mal veya hizmete ait bedelin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kar edilmemesinin, karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi işletme olma vasfını değiştirmeyeceği açıklanmıştır. Ayrıca kazanç sağlama amacı olmasa dahi işletmenin konusunun ve faaliyetinin, her türlü mal ve hizmet satışı ya da bunlara benzer şekillerde olması ve devamlı surette yapılması durumlarında da dernek veya vakıflara ait iktisadi işletme oluştuğu kabul edilecektir.

             Ayrıca, Sürekli Eğitim Merkezinizde personel ve öğrenciler ile dışardan katılımcılara kurslar verilmesi faaliyetleri ile özel ve kamu kurum-kuruluşlarına danışmanlık, proje, ölçmedeğerlendirme, analiz, izleme-raporlama, denetleme vb. hizmetlerin bedel karşılığında gerçekleştirilmesi durumunda, Üniversite bünyesinde oluşacak iktisadi kamu kuruluşu nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekmektedir.[12]

Döner sermaye işletmesi tarafından 2547 sayılı Kanunun 58/k maddesi kapsamında gerçekleştirilecek olan mal ve hizmet teslimleri Kurumlar Vergisine tabi olacağı için, mükellefiyet tesis edilmesi gerekecektir.

Bu kapsamda tesis edilen mükellefiyet sonucunda; Kurumlar Vergisinin matrahı, elde edilen gelirden yapılan giderler düşüldükten sonra kalan tutarlardan oluşmaktadır. Buna göre elde edilen gelirin %85’i öğretim elemanına ödenecek ve gider gösterilecektir. Kalan %15’den yapılan harcamalar da gider gösterileceği için Kurumlar Vergisi matrahı sıfır olacak ve ödenecek Kurumlar Vergisi de olmayacaktır.

Damga Vergisi Yönünden:

    Ar-Ge ve Yenilik Faaliyeti ile İlgili Damga Vergisi İstisnası Uygulama Esasları[13][14],15

5746 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca, bu Kanun ve ilgili yönetmelikte kapsam ve sınırları belirtilen Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri ile ilgili olarak düzenlenen kâğıtlar damga vergisinden müstesna olacaktır.

Bu çerçevede, Kanun ve yönetmelik kapsamındaki Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinde istihdam edilen personele münhasıran bu görevleri ile ilgili olarak yapılan ücret ödemeleri nedeniyle düzenlenen kâğıtlara da istisna uygulanacaktır.

Diğer taraftan, noter, resmi daireler, diğer kamu kurum ve kuruluşları gibi kurum ve kuruluşlarca, 5746 sayılı Kanun kapsamında Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri ile ilgili olarak düzenlenen kâğıtlara damga vergisi istisnası uygulanabilmesi için,

  • Ar-Ge ve yenilik faaliyeti kapsamında yapılacak işlemleri belirten ve desteği veren kamu kurum ve kuruluşu,
  • Ar-Ge merkezleri ile rekabet öncesi işbirliği projeleri için başvuru yapılan kamu kurumu,
  • Teknoloji merkezi işletmeleri için Teknoloji Geliştirme Merkezi (TEKMER) Müdürlüğü,
  • Uluslararası fonlarca desteklenen ya da Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından yürütülen Ar-Ge ve yenilik projeleri için TÜBİTAK, tarafından onaylı listenin, mükellef tarafından işlem esnasında bu işlemi yapacak kurum ve kuruluşlara ibraz edilmesi yeterli olup söz konusu kurum ve kuruluşlarca başkaca bir belge aranmayacaktır. Ancak, işleme konu edilecek kâğıtların Ar-Ge ve yenilik faaliyeti kapsamında olduğunun onaylı listeden anlaşılması gerekmektedir. Onaylı listenin işlem esnasında ibraz edilmemesi halinde, işlem yapanlarca istisna uygulanması mümkün bulunmamaktadır.

 

Döner sermaye işletmesi tarafından söz konusu proje kapsamında sunulan hizmetlerden dolayı yapılan tahsilatlar için Damga Vergisinin konusunu teşkil eden herhangi bir işlem bulunmamaktadır.

 İlgili proje sahiplerinin herhangi bir nedenle bu kapsamda üniversite döner sermaye işletmesinden olan alacaklarının ödenmesi sırasında düzenlenecek olan kâğıtlardan ise Damga Vergisi kesintisi yapılmayacaktır.

 

  1. Bu kapsamda yürütülen faaliyetler sırasında yapılacak olan giderlerin toplamı, ayrılan %15 oranındaki tutarın üzerinde olur ise ne yapılacaktır?

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu 58 inci maddesine eklenen (k) fıkrası hükmü gereğince; elde edilen gelirin %85 i herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmadan ilgili öğretim elemanına ödenecektir. Kalan %15 ise 58/b maddesinde belirtilen işler için kullanılacaktır. Bu hüküm gereğince gelir getirici faaliyet kapsamında döner sermaye işletmesince yapılacak giderler bu iş için ayrılan %15 oranını geçemeyecektir. Faaliyetin yürütülmesi sırasında buna ilişkin planlamanın bu çerçevede yapılması gerekmektedir.

Döner sermaye işletmesi tarafından bu kapsamda verilecek hizmetlere ilişkin olarak asıl proje sahibi gerçek veya tüzel kişilikler ile kamu kurum veya kuruluşları ile yapılacak olan protokol/sözleşmeye bu hususta hüküm konulması ve “faaliyetin yürütülmesi sırasında döner sermaye işletmesi tarafından yapılacak giderin, elde edilen gelirin %15 ini aşması halinde aşan kısmın asıl proje kapsamında karşılanması” gerektiği hüküm altına alınmalıdır.

  1. Öğretim elemanlarına yapılacak ödemelerden herhangi bir kesinti yapılacak mı?

26.02.2016 Tarih ve 29636 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6676 sayılı “Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” un 4 üncü maddesi ile

2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58 inci maddesine eklenen (k) fıkrasında;

 

Üniversite-sanayi işbirliği kapsamında araştırma ve geliştirme, tasarım ve yenilik projeleri ile faaliyetleri sonucunda elde edilen gelirler döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanır. Bu gelirlerden (b) fıkrası uyarınca yapılacak olan kesintiler de dahil herhangi bir kesinti yapılmaz. Bu kapsamda görev yapan öğretim elemanlarına ödenecek gelirin yüzde 85’i, herhangi bir vergi kesintisi yapılmaksızın ilgili öğretim elemanına ödenir.” hükmü getirilmiştir.

          Buna göre elde edilecek gelirden;

  • Bölüm birim payı,
  • %1 Hazine Hissesi,
  • %5 BAP Payı,
  • Yapılacak döner sermaye ek ödemesi üzerinden Gelir Vergisi,
  • Yapılacak döner sermaye ek ödemesi üzerinden Damga Vergisi,

 

Kesintileri yapılmayacaktır.

 

  1. SONUÇ

Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğünün 18.01.2016 tarih ve 247 sayılı yazıları ekinde yer alan 6676 sayılı kanun gerekçesinde;Başta küçük ve orta büyüklükteki işletmeler olmak üzere tüm işletmelerimizin Ar-Ge ve tasarım faaliyetlerine daha fazla yönelebilmesi ve bu faaliyetleri içselleştirebilmesi amacıyla siparişe dayalı Ar-Ge ve tasarım faaliyetleri de vergisel açıdan teşvik edilmektedir. Öğretim elemanlarının; bilim, teknik, araştırma, geliştirme, tasarım ve yenilik projeleri ile üniversite sanayi işbirliği faaliyetleri sonucu elde edecekleri gelirlerin yüzde seksenbeşinin kendilerine ödenmesi sağlanacaktır. Projelerin maliyetlerinin düşürülmesi ve hızla ticarileştirilebilmesi için gümrük vergisi istisnası, fon, damga vergisi ve harç istisnası getirilmektedir.” Denilmektedir.

Ayrıca; KÜSİ Strateji belgesinde; Akademik birimler veya Sürekli Eğitim Merkezleri aracılığıyla sanayide danışmanlık yapan öğretim üyelerinden döner sermaye (2547 sayılı YÖK Kanununun 58’inci maddesi) kapsamında, %21 ila %36 oranında kesinti yapılması ve gelir vergisi ödenmesi gerektiğinden sanayiciye verilen hizmetin maliyetinin yükselmesi, zayıflıklar arasında sayılmıştır.

Üniversite-Sanayi işbirliğini artırmak için yapılacak hukuki düzenlemeler arasında; öğretim elemanlarını teşvik edecek düzenlemeler yapılması, üniversite döner sermaye sisteminin KÜSİ’yi destekleyecek şekilde yeniden düzenlenmesi öngörülmüştür.

           Buna göre; Kamu-Üniversite-Sanayi işbirliği bağlamında yapılacak Ar-Ge projelerinde görev alan öğretim elemanlarının elde edeceği gelirden daha fazla pay alacak şekilde döner sermaye sisteminin revize edilmesi sağlanmıştır.

Ancak; 2547 sayılı Kanuna eklenen 58/k fıkrasının, özel sektöre yapılacak olan danışmanlık hizmetlerinin tamamının bu kapsamda değerlendirileceği şeklinde bir anlam taşımadığı da açıktır.

 

Bu kapsamda değerlendirilecek olan faaliyetler aşağıda belirtilen şekillerde olabilir;

  • TÜBİTAK destekli özel sektör Ar-Ge projeleri,
  • SAN-TEZ destekli özel sektör Ar-Ge projeleri,
  • KOSGEB tarafından desteklenen Ar-Ge projeleri,
  • AB destekli Ar-Ge projeleri,
  • Öğretim elemanının müracaatı doğrultusunda, 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun 2 inci maddesinde yer alan tanımların içerisinde yer almakta olduğu, Üniversite Yönetim Kurulu tarafından karara bağlanan; Üniversite-sanayi işbirliği kapsamında araştırma ve geliştirme, tasarım ve yenilik projeleri ile faaliyetleri,

 

Sonucunda elde edilen gelirler döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanır. Bu gelirlerden (b) fıkrası uyarınca yapılacak olan kesintiler de dahil herhangi bir kesinti yapılmaz.

Bu kapsamda görev yapan öğretim elemanlarına ödenecek gelirin yüzde 85’i, herhangi bir vergi kesintisi yapılmaksızın ilgili öğretim elemanına ödenir. Kalan tutar, (b) fıkrasında belirtilen işler için kullanılır.

 

 

[1] YÖK İç Denetçisi

[2] 27.06.2015 Tarih ve 29399 Sayılı RG

[3] http://www.iregobservatory.org/prezentacje/2010/S4_3_Tijssen.pdf (Erişim Tarihi: 07.05.2015)

[4] Benelüks, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg’un coğrafî olarak birlikteliğini anlatan, politik ve resmi bir işbirliği temeline oturan birliktir.

[5] İskandinavya, Kuzey Avrupa’daki ülkelerin oluşturduğu bir coğrafyadır. Danimarka, İsveç ve Norveç İskandinav ülkeleridir.

[6] http://www3.weforum.org/docs/WEF_GlobalCompetitivenessReport_201415.pdf (Erişim Tarihi: 07.05.2015)

[7] Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu

[8] Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO); akademik araştırma sonuçlarının verimli ve hızlı bir şekilde ticarileşmesine ilişkin faaliyetlerin yürütüldüğü organizasyonlardır.

[9] Fikri Sınai Mülkiyet Hakları

[10] 2547/58-a (2), Döner sermaye işletmesi faaliyetlerinden elde edilen gelirler, birimler itibarıyla ayrı hesaplarda izlenir.

[11] Yükseköğretim Kanunu ve Yükseköğretim Personel Kanunu Genel Tebliği Sıra No: 18, 2) Döner sermaye gelirlerinin, katkısı olan öğretim elemanları ile 657 sayılı Kanuna tabi personele pay dağıtımına ve birimlerin ihtiyaçlarının temin edilmesine yönelik her türlü harcamalarına esas olmak üzere birimler bazında izlenmesi gerektiğinden, döner sermaye gelirleri ile giderleri birimler itibarıyla ilgili saymanlığın kayıtlarında alt hesaplarda izlenecektir.  12 Gelir İdaresi Başkanlığı Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı, 28.08.2013 tarih ve 84974990-130[2011-4-1-74]930 sayılı Görüş Yazısı.

[12] Gelir İdaresi Başkanlığı İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı, 20.08.2013 tarih ve 84098128-125[4-2013/5]-517 sayılı Görüş Yazısı.

[13] 07.07.2009 Tarih ve 27281 Sayılı RG.

[14] Sayılı Araştırma Ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun Genel Tebliği (Seri No: 3)

 

Bu Konu Hakkında Düşüncenizi Paylaşın